Tarık Buğra okumaları sonrasında 20 Kasım 2020 Cuma günü düzenlenen çevrimiçi panel ile yazarın sevenlerine onu ve eserlerini anlatan Hatay Anadolu Mektebi öğrencileri, panel aracılığı ile yazarın eşi Hatice Bilen Buğra ile de biraraya geldiler.
İki oturum halinde düzenlenen panelin açılış konuşmasını Antakya İlçe Millî Eğitim Müdürü Mesut Çerko yaptı.Konuşmasında Anadolu Mektebi okumalarının 2019 yılı şubat ayında başladığına ve Antakya'da karşılık bulduğuna değinen Çerko," Bu yaşta bu kadar değerli okumalar yapan öğrencileri görmek beni mutlu ediyor.Tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor ve başarılar diliyorum." dedi.
Başkanlığını Rabia Nur Yücedal'ın yaptığı ilk oturumda Sedef Kurtçu, Şilan Bingöl, Fatma Sudem Araz ve Melisa Nur Yozlu konuşmacı olurken ikinci oturumda ise Yavuz Selim Duran'ın başkanlığında Ada Cengiz, Melda Mutlu, Ali Altunal ve Fevzi Dilmeç sunumlarını gerçekleştirdiler.
Tarık Buğra'nın eşi Hatice Bilen Buğra'nın "Yaşadığım sürece hafızamda ve kalbimde canlılığını hissettiğim Tarık Buğra'yı anlatmak çok zor. O yaşamını ve kalemini doğruya adamış bir insandı."sözleriyle başlayan konuşması ilgi ile izlendi. Konuşmasında, yazarın her işini yaradılıştan gelen bir çalışma içgüdüsüyle özen ve emekle yaptığından bahseden Hatice Bilen Buğra,"Yürüdüğü zorlu yolların köşe taşları olan hikâye,roman ve tiyatro eserleri ile o, okuyucuyu dar çerçevesinden çekip alarak kendi dünyasına götürür ve değiştirir.Tarık Buğra okuyucusunu seçen yazarlardandır.Sabırsız okuyucular ondan tat alamaz.Çünkü onun düşüncelerini algılamak, onu anlamak ciddi bir çaba ister,emek gerektirir.Bugün burada sunum yapan gençlerimizin onu ne kadar iyi anladıklarını görmek beni bu anlamda çok mutlu etti." dedi.
Giresun Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Nazım Elmas ise yaptığı değerlendirmede yazarın Türkçeye olan hakimiyetine değinerek araştırmacı kimliğinin, doğruluk ve samimiyetinin, toplumun tüm kesimlerini tanıyarak okuyucusuna bunları aktarmasının öneminden bahsetti.Bu özellikler sayesinde geleceğe miras olarak kalan eserlerinin kültür ve medeniyetimizi yansıttığını belirten Elmas,Tarık Buğra'nın bu toprağın sesi ve bu ülkenin değerleri ile donanmış bir kişi olarak eğilmeden, bükülmeden, başkalarının istediği gibi değil kendi doğruları ile yazan bir sanatçı olduğunu söyledi."Onu yerli yapan asil duruşu ve yaşadığı toplumun değerlerine saygı duyuşudur." diyen Nazım Elmas, "Tarık Buğra'yı yaşatmak için eserlerini okumak gerekir.Bu panelde gençlerin onu okuyup eserlerindeki şifreleri anladıklarını görmek beni heyecanlandırdı.Emek veren herkese teşekkür ediyorum." dedi.
Kapanış konuşmasını yapan Anadolu Mektebi Yürütme Kurulu Başkanı Sami Güçlü ise üniversite yıllarında yazıları aracılığıyla tanıştığı yazarın kendisini edebiyat ve sanat alanlarına meyletmesine vesile olduğundan bahsetti ve doğruluk, haksızlıklara tahammül edememek gibi özelliklerinin eserlerine yansımalarına ve sonuçlarına değindi.Hatay'da sunum yapan öğrencilerin özgüvenlerine de vurgu yapan Sami Güçlü, yapılan başarılı çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek tüm idareci, öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.
İki oturum halinde düzenlenen panelin açılış konuşmasını Antakya İlçe Millî Eğitim Müdürü Mesut Çerko yaptı.Konuşmasında Anadolu Mektebi okumalarının 2019 yılı şubat ayında başladığına ve Antakya'da karşılık bulduğuna değinen Çerko," Bu yaşta bu kadar değerli okumalar yapan öğrencileri görmek beni mutlu ediyor.Tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor ve başarılar diliyorum." dedi.
Başkanlığını Rabia Nur Yücedal'ın yaptığı ilk oturumda Sedef Kurtçu, Şilan Bingöl, Fatma Sudem Araz ve Melisa Nur Yozlu konuşmacı olurken ikinci oturumda ise Yavuz Selim Duran'ın başkanlığında Ada Cengiz, Melda Mutlu, Ali Altunal ve Fevzi Dilmeç sunumlarını gerçekleştirdiler.
Tarık Buğra'nın eşi Hatice Bilen Buğra'nın "Yaşadığım sürece hafızamda ve kalbimde canlılığını hissettiğim Tarık Buğra'yı anlatmak çok zor. O yaşamını ve kalemini doğruya adamış bir insandı."sözleriyle başlayan konuşması ilgi ile izlendi. Konuşmasında, yazarın her işini yaradılıştan gelen bir çalışma içgüdüsüyle özen ve emekle yaptığından bahseden Hatice Bilen Buğra,"Yürüdüğü zorlu yolların köşe taşları olan hikâye,roman ve tiyatro eserleri ile o, okuyucuyu dar çerçevesinden çekip alarak kendi dünyasına götürür ve değiştirir.Tarık Buğra okuyucusunu seçen yazarlardandır.Sabırsız okuyucular ondan tat alamaz.Çünkü onun düşüncelerini algılamak, onu anlamak ciddi bir çaba ister,emek gerektirir.Bugün burada sunum yapan gençlerimizin onu ne kadar iyi anladıklarını görmek beni bu anlamda çok mutlu etti." dedi.
Giresun Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Nazım Elmas ise yaptığı değerlendirmede yazarın Türkçeye olan hakimiyetine değinerek araştırmacı kimliğinin, doğruluk ve samimiyetinin, toplumun tüm kesimlerini tanıyarak okuyucusuna bunları aktarmasının öneminden bahsetti.Bu özellikler sayesinde geleceğe miras olarak kalan eserlerinin kültür ve medeniyetimizi yansıttığını belirten Elmas,Tarık Buğra'nın bu toprağın sesi ve bu ülkenin değerleri ile donanmış bir kişi olarak eğilmeden, bükülmeden, başkalarının istediği gibi değil kendi doğruları ile yazan bir sanatçı olduğunu söyledi."Onu yerli yapan asil duruşu ve yaşadığı toplumun değerlerine saygı duyuşudur." diyen Nazım Elmas, "Tarık Buğra'yı yaşatmak için eserlerini okumak gerekir.Bu panelde gençlerin onu okuyup eserlerindeki şifreleri anladıklarını görmek beni heyecanlandırdı.Emek veren herkese teşekkür ediyorum." dedi.
Kapanış konuşmasını yapan Anadolu Mektebi Yürütme Kurulu Başkanı Sami Güçlü ise üniversite yıllarında yazıları aracılığıyla tanıştığı yazarın kendisini edebiyat ve sanat alanlarına meyletmesine vesile olduğundan bahsetti ve doğruluk, haksızlıklara tahammül edememek gibi özelliklerinin eserlerine yansımalarına ve sonuçlarına değindi.Hatay'da sunum yapan öğrencilerin özgüvenlerine de vurgu yapan Sami Güçlü, yapılan başarılı çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek tüm idareci, öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.